Harun Berber

Harun Berber



Milli olamayan muhalifler

22 Ağustos 2020 - 23:59 - Güncelleme: 23 Ağustos 2020 - 21:07

Yer Karadeniz açıkları Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz rezervi, Fatih sondaj gemimiz, 20 Temmuz'da başladığı Tuna-1 kuyusundaki sondajda çok şükür 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfetti.

Hangi ülkede olursanız olun böyle bir haber o ülkeyi bayram yerine çevirmeye yeter de artar.

Ama toplanmışlar -gazla- savaşıyorlar. Kafayı yemişler.

Biri 'çikolata' diyor öbürü 'balıklar ölecek'.

Bir diğeri maliyeti yüksektir bırakalım çıkarmayalım diyor.

Dünya başarımızı konuşuyor, bizim sözde muhalifler suskun!

Aralarında tek konuştukları, paylaştıkları, anlaştıkları karalamak, öyle böyle değil duyan doğalgaz rezervini Yunan buldu sanır.

Sevinin ülkeniz için, yarınlarınız, çocuklarınız, torunlarınız için sevinin.

Dede ve babalarının tüp kuyruğundaki halini görmeyenler bulunan rezervi küçümseye dursunlar.

Biz bol bol şükür edelim...

****

Muhalefet sadece ülkemize has bir yapı değil elbette demokratik yönetimlerin hüküm sürdüğü tüm ülkelerde fikir ayrılıkları olabilir, bu çok seslilik bu fikir hürriyetidir ki işin doğrusunu bulmak adına tartışılması gereken bir fikir mekanizmasıdır.

Peki, neden ülke olarak bizler en azından ortak çıkarlarımız olduğunda sevincimizi ve üzüntümüzü beraber yaşayamıyoruz?

Kurtuluş savaşının o ilk yıllarına dönüp bakarsak aslında her şeyin güllük gülistanlık olmadığını cumhuriyete giden süreçte okullarda okutulan müfredatın hiç bahsetmediği sıkıntıları, oluşumları görmemek düpedüz körlük olurdu!

İşin bu tarafı uzun konuyu başka bir zamana bırakıp biz kısa tarafından bahsedelim isterseniz.

Türkiye'de kendilerini ‘Beyaz Türk’ olarak lanse eden elini milli menfaatlerimizin doğrultusunda bir gram dahi taşın altına sokmayan asalak derecesinde tipler mevcut, bu biraz tarihimizi araştıran mürekkep yalamışların rahatlıkla ulaşabilecekleri bir bilgi, bir gerçek.

Kendi gibi düşünmeyenden nefret ediyorlar yaşantısı onlara benzemeyene kötülük saçıyorlar, bu ülke insanlarına tepeden bakıyor ve küçük görüyorlar.

Amaçları ülkelerine hizmet değil şahsi çıkarları doğrultusunda menfaat sağlamak, kendilerine korunaklı duvarlar örmek.

Millet sevinmesin, sanki kimse mutlu olmasın istiyorlar. İyi olanı küçümsüyor, kötü olanı abartıyorlar.

Ülkenin başarısından rahatsız oluyorlar, milli kimliğini kaybetmiş adeta kendilerini az bir dünya menfaatine satılığa çıkarmışlar.

Ne yaparsa yapsınlar, “Bugün dünden daha güçlüyüz. Yarın daha da güçlü olacağız. Türkiye artık hem bölgesel hem de küresel bir güçtür.” Sözlerine yürekten katılıyorum.

Ve ekliyorum ülkemizin izlediği yol artık ne batı nede doğu bundan böyle eksenin artık ta kendisiyiz.
 
****

Bu konuya da değinmeden geçmek istemiyorum.
Geçenlerde hatırlarsınız maskesinini doğru takmadığı için uyarılan Rana B. isimli kadın, yapılan ikazlara rağmen polisleri dikkate almadığı ve hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınmak istenmişti.

Polise mukavemet göstermesi nedeniyle, emniyet güçleri kelepçe takarken yaşanan arbede bir cep telefonu kamerasına yansımıştı. 

İsmi geçen kadının fazla rahat tavırları, gözaltındayken bile cep telefonundan “O.. ç.. ile aynı yerde yaşıyorum” diyebilecek kadar edep yoksunu bu mahlûkata birileri sahip çıkarken, polislerimiz görevlerinden uzaklaştırılmıştı, İçişleri bakanımız Süleyman SOYLU olayı yakından takip etmesi sonucu bu hatadan daha da geç olmadan dönüldü.
 
****

Yıllarca bu ülkeyi bölüyorsunuz naraları atanların yetiştirdiği çocukları Rana ismiyle su yüzüne bir kez daha çıkmış oldu, ne vatan sevgisi ne milli değerler hiçbir ortak değerde buluşabileceğimiz bir gençlik yok karşı mahallede.

Dertleri zaten gençlik yetiştirmek değil, ne böyle vizyonları oldu nede sıkıntıları.

Aile değerleri Türk toplumu için sadece kâğıt üzerine yazılan bir metin bir tanım değildir, hayatın akışı içerisinde kırılgan günlerde ağır yaşam şartlarında sığınabileceği limandır aile, sıkıntılı günleri atlatabileceği korunaklı yerin adıdır aile.

Birlikte beraber olunduğunda yemeden içmeden, muhabbetten keyif alınan yerin adıdır aile.
Aile için Kralların bile giremediği kaledir, sığınaktır derlerdi, ama nafile surlarda çoktan gedik açılmış bile!
Batının yozlaşmış tüm değersiz, kokuşmuş akımları surlardaki açılan bu gedikten içeriye dolmakta, aile yapımızı artık gözle görülür bir biçimde parçalamaktadır.

****

İnandığı idealler uğruna fikirlere muhalif olmak farklı, ülkesine ihanet derecesinde düşman olmak çok farklıdır.
Vereceğiniz bir karar bir tepki gideceğiniz yolda atacağınız emin adımların daha da güçlü olması demektir.
“At izinin it izine karıştığı” bir dönemden daha geçtiğimiz aşikâr.
Kafası bulanık, yönünü seçmekte zorlanan fikri karışık ülke evlatları varsa, Farabi’nin bu sözüne iyi kulak versinler.
Önce doğruyu bilmek gerekir,
Doğru bilinirse yanlışta bilinir.
Önce yanlış bilinirse doğruya asla ulaşılamaz.
Vesselam.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum