Harun Berber

Harun Berber



Bir yanım da Ayasofya bir yanım da Kurtuba!

08 Temmuz 2020 - 11:42 - Güncelleme: 08 Temmuz 2020 - 16:46

Şu sıralar herkesin kafasında merak ettiği bir konu Ayasofya.

Bilen bilmeyen konuşuyor, insanların kafası fena halde karışık!

Kafası karışık olmayan da konuya vakıf olamıyor, adını tam koyamıyor.

Siyasi bir çıkış mı, vakti zamanı gelen güçlü Türkiye’nin dünyaya meydan okuması mı?

Bir çocuğun anlayacağı şekilde basitlikte anlatayım.

6 Nisan 1453 de başladığı bu kutlu yolda bir çok zorluklarla karşılaştı. 

Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in hadisi şerifinde övgüyle bahsettiği 'İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.'
İşte o ordu Fatih’in ordusuydu.

Kılıç hakkını kullandı şehrin en büyük ve gösterişli yeri olan Ayasofya’yı camiye çevirdi.

Kılıç hakkı uydurulmuş içi boş bir lakırdı mıdır?

Çağın savaş gelenekleri içinde yer alan sadece Müslüman coğrafyanın değil tüm dünya uluslarının kullandığı savaş hukukuydu, bir gerçek.

Uzattım zaten bildiğiniz konular değil mi sıkıldınız biliyorum, nereye mi varmak istiyorum; 

Hiç uzatmadan kestirmeden konuya gireceğim. Kurtuba camisini bilirmisiniz?

Cami’nin yapımı için 11 gemiyle 110 sütun mermer ve granit İspanya’nın güney kıyılarına getirilirken, İçerisinde 110 mermer sütun vardır. Kurtuba camisi 22300 mertekare alanda 30.000 Müslüman’ın aynı anda namaz kılabileceği kadar geniş inşa edilmiş sütunlar cennetidir.

İspanya'nın Endülüs bölgesindeki Cordoba şehrinde bulunan Kurtuba Cami, sonradan kılıç hakkı gözetilerek Hristiyanlarca kiliseye çevrilmiştir. 

Karışık olan düşüncelere sesleniyorum konuyu biraz netleştirmek adına Kurtuba cami (kilisesi) bu muazzam eser için İspanya hükümetine, Hristiyan dünyasına konuyu neden sormuyorlar! 

Neden körler ve sağırlar?

Bu muazzam eseri hala neden kilise olarak kullanıyorlar? 

Ayasofya’nın müze olarak kalmasında ısrarcı mısınız ve hala kafanız karışık mı?

YORUMLAR

  • 0 Yorum